Das Kapital

Das Kapital
­

“Hayati ve Das Kapital Uzerine Bir Inceleme”

Karl Marx

­
Ebook formátumok

epub­ : 1 599 Ft
Kosárba teszem

Leírás

ÖZET 

 Karl Marx'ın Felsefi veİdeolojik görüşleri:

Marksizm, standardfelsefi süreçten farklı olarak düşünüşün dışında eylemi de içerir (Marx,praksis ve felsefeyi birleştirerek, Marksizm'i "praksis felsefe"vasfına bürümüştür, buna göre Marksist felsefe düşünüş ve faaliyeti birliktegerçekleştirir). Ölümündensonra Lenin, Mao, Stalin ve Troçki gibiliderler Marksizmi çeşitli şekilde yorumlamışlar ve bu yorumlarınsonucu ortaya koydukları hareketler Leninizm, Maoizm gibi isimlerleadlandırılmıştır. 

 

Marx'ın felsefesi:

Marx'ın felsefesinindayanak noktası insanın doğası ve toplum içindeki yeridir. Hegelcidiyalektiğin yardımıyla insan doğasının değişmezliği kavramını reddeder.Burada kastedilen insan doğası, fizyolojik ihtiyaçlar değil; insanın toplumiçinde yarattığı hareket ve davranış biçimidir. Bunu da "tarihselsüreç" ve "doğa" kavramlarını bir arada ele alarak yapar. Sosyalkoşulların davranışı belirlemesi, doğanın insanın davranışını belirlemesindenönce gelir. Ama bu insan doğasının varlığını reddetmez,yabancılaşma teorisi bunun üstüne kurulur. İnsan emeği kaçınılmaz olarakdoğal bir kapasite gerektirir ama bu da insan bilincinin aktif rolüne sıkıcabağlıdır:

 Örümcek, işinidokumacıya benzer şekilde gördüğü gibi, arı da peteğini yapmada pek çok mimarıutandırır. Ne var ki, en kötü mimarı en iyi arıdan ayıran şey, mimarın,yapısını gerçekte kurmadan önce, onu hayalinde kurabilmesidir. 

—Kapital, 1. Cilt, Üçüncükısım, 7. bölüm, 1. Kesim 

 

Marx'ın tarih analizi,tarım toplumlarında toprak ve kürek, sanayi toplumunda madenler ve fabrikalarolarak sayılabilen yani bir malın üretimi için doğrudan gerekli üreticigüçler ve bu üretim araçlarını kullanan insanların kurduğu sosyal veteknolojik ilişkileri tanımlayan üretim ilişkileri arasındaki ayrımadayanır. Bu ayrım ve bağ üretim biçimini oluşturur. Marx, Avrupa'daüretim biçiminin değişmesiyle birlikte feodalizmden kapitalist üretimbiçimine geçildiğini söyler. Marx üretici güçlerin, üretim ilişkilerindendaha önce geldiğini ve daha hızlı değiştiğini söyler. FelsefeninSefaleti çalışmasında bu durum şöyle yer alır:

Toplumsal ilişkiler,üretici güçlere sıkı sıkıya bağlıdırlar. Yeni üretici güçler sağlamak içininsanlar kendi üretim biçimlerini değiştirirler; kendi üretim biçimlerinideğiştirmek, yaşamlarını kazanma yollarını değiştirmek için de bütün toplumsalilişkilerini değiştirirler. Yeldeğirmeni size feodal beyli toplumu verir;buharlı değirmen ise, sınai kapitalistli toplumu.

 Marx toplumdakisınıfların bu üretim biçimlerine bağlı olarak oluştuğunu söyler. Bir sınıfıoluşturan insanlar kendi istekleri yahut bilinçleriyle bir araya gelmişdeğildir. Her sınıfın da kendi çıkarına farklı bir isteği vardır, bu datoplumda çatışmaya yol açar. İnsanlık tarihinin en kalıtımsal özelliği sosyalsınıfların çatışmasıdır:

 “Şimdiye kadarki bütüntoplumların tarihi, sınıf savaşımları tarihidir.”

Marx, insanların kendiemek gücü ve bunla olan ilişkisiyle deilgilenmiştir; yabancılaşma sorunu özellikle Genç Marx'ınilgilendiği bir alandır. Kapitalist sistemde insan kendi doğasınayabancılaşmasıyla, hem kendi emeğine hem üretim sürecine hem de sosyalilişkilerine karşı yabancılaşır. Kapital'de yerini daha ayrıntılı biçimdetanımladığı meta fetişizmine bırakır.

Tarih anlayışı:

Marx'ın tarihselmateryalizm kuramı toplumun her zaman temel olarak -üretim ilişkileri vebuna bağlı olarak ekonominin sistemin dinamiği olduğu- maddi koşullara görebelirlendiğini öne sürer. İnsanlar öncelikle "yaşamlarını sürdürmekgayesiyle içmek, yemek, barınmak ve giyinmek" gibi gereksinmelerikarşılamak için ilişkiye girer. Marx ve Engels, Batı toplumlarınıngelişmesini ve geleceğini, birbirini takip eden ilk dört döneme ayırır vebeşinci olarak gelecekte yaşanacağını varsaydıkları komünizm dönemini öngörür:

 

  • İlkel komünizm: Avcı ve toplayıcı dönemde, paylaşılan mülkiyete ve ilkel demokrasiye dayanan kooperatif aşiretler, kabileler.
  • Kölelik: Toplumun kabileden şehir devlete geçtiği, köleliğin, özel mülkiyetin ve aristokrasinin doğduğu, tarımın yaygın olduğu dönem.
  • Feodalizm: Kralın da dahil olduğu aristokrasinin yönetici sınıf haline geldiği, dinin önemli bir yer tuttuğu üçüncü dönem.
  • Kapitalizm: Burjuva sınıfının yönetici, proletaryanın da ezilen sınıf olduğu, parlamenter demokrasinin yaygın olarak politik sistem olduğu, piyasa ekonomisinin işlediği ve üretim araçlarına ağırlıkla özel mülkiyetin sahip olduğu dönem.
  • Komünizm: İşçilerin devrim yaparak kapitalistleri kovduğu ve devletsiz, sınıfsız, mülkiyetsiz bir toplumun yarattıkları beşinci dönem.

 

Egyéb információk
ISBN szám: 9786155573149
Kiadó: eKitap Projesi
­
Értékelések (0)
­
­

Eddig még nem érkezett értékelés a termékre.

Legyél Te az első!